%1
Öykü · Küçürek Öykü – NO:1

Sevilesi

DEB OLIN UNFERTH

İyiden iyiye sevilmeyecek bir insana dönüştüğünü görebiliyordu. Ağzını her açışında çirkin bir şey söylüyordu ve yakınında kim olursa olsun onu biraz daha az seviyordu. Bunlar yabancılar, sevdiği insanlar ya da sadece çok az tanıyıp bir gün arkadaşı olacağını umduğu kimseler olabiliyordu. Hiçbir şey söylemese, tek yaptığı belirli bir şekilde görünmek olsa, yüzüne bir ifade oturmuş olsa ya da belli belirsiz bir ses çıkarsa da hepsi sevilmeyecek şeyler oluyordu – nadiren kendini sevilesi bir insan gibi sabitlediği dört saniyelik (bundan uzun bir süre imkansızdı) birkaç sefer hariç ama bu da bazen başarılı oluyordu, her zaman değil.

Neden daha sevilesi olamıyordu? Sorun neydi? Sadece artık dünyadan keyif almadığından mıydı bu? Dünya ondan uzaklaşmış mıydı? Dünya daha mı kötü olmuştu? (Belki, muhtemelen hayır. Ya da muhtemelen bazı yönlerden öyle ama onun dünyayı sevmemesine sebep olacak yönlerden değil) Kendini sevmiyor muydu? (Şey, tabii ki sevmiyordu ama bu hiç de yeni bir şey değildi.)

Yoksa sadece yaş aldığı için mi daha az sevilesi olmuştu – yani her zaman yaptığı şeyleri yapıyor olabilirdi ama artık yirmi değil de kırk bir yaşında olduğu için sevilmiyordu çünkü kırk birinde herhangi bir şey yapan kadın, aynı şeyi yirmisinde yapan kadından daha fazla mı sevilmeyesiyidi? Ya o bunu hissediyor muydu? Doğal olarak daha az sevilesi olduğunu biliyor ve soğuk bir rüzgara karşı durmak gibi buna direnmek yerine buna mı yaslanıyordu? Belki (muhtemelen) eskiden direniyordu ama artık beyhudeliği fark etmiştir. Dolayısıyla her sabah ağzını açtığında sevilecek bir şeyi yoktur, bundan gurur duyacak kadar öyledir, her akşam uyumadan önce sevilecek bir şeyi yoktur ve her gün bu böyle gidecektir. Her saat başı daha da sevilmez biri olacaktır, ta ki bir sabah iyice sevilmez, rahatsız edici derecede sevilmez hale gelip bir deliğe tıkılacak ve orada bırakılacaktır.

← Anasayfa